Malpraktis (Doktor Kusuru) Davaları

CHG Hukuk § Danışmanlık Ofisi bünyesinde kurucu avukat olarak görev yapmakta olan avukat Cihad GÜNEL malpraktis (doktor hatası) davalarında bilgi ve tecrübeye sahip bir avukattır. Doktor hatalarının büyük bir kısmı hukuki sürecin başlatılmasını gerektiren durumlar olmaktadır. Günümüz yargılama sisteminde, özellikle son zamanlarda malpraktis davaları önemli bir yer kaplamaya başlamıştır. Doktor hataları sebebiyle açılacak tazminat davalarını kapsayan bu hukuk alanında uzman bir avukat ile çalışmak olası hak kayıplarının önüne geçecek, maddi kayıpların ve zaman kaybının da yaşanmasını önleyecektir. Çözüme en hızlı ve güvenilir biçimde ulaşmak için Osmangazi Avukat Cihad Günel ile iletişime geçebilirsiniz.

Doktor Hatası – Malpraktis Nedir?

Dünya Tabibler Birliği Malpraktisi “Hekimin tedavi esnasında standart güncel uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar” şeklinde tanımlamıştır. Özel hukuku açısından bu duruma “kötü ifa, kamu hukuku açısından ise “hizmet kusuru” demekteyiz.
Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına göre “Tıp biliminin standartlarına ve tecrübelere göre gerekli olan özenin bulunmadığı ve bu nedenle de olaya uygun gözükmeyen her türlü hekim müdahalesi uygulama hatası (malpraktis) olarak anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle, hastanın tanı ve tedavisi sırasında standart uygulamanın yapılmaması, bilgi ve beceri eksikliği, hastaya uygun tedavi uygulanmaması; tıbbi hata olarak tanımlanabilir. (Danıştay 5. Dairesi, 2016/3551 K.)”
Fakat burada tıbbi hata ile komplikasyon durumlarını iyi ayırt etmek gerekir. Komplikasyon, tıbbi girişim sırasında öngörülmeyen, öngörülse bile önlenemeyen durum, istenmeyen sonuçtur; ancak bunun bilgi ve beceri eksikliği sonucu olmaması gerekir. Bu tanıma göre, hekimin tıbben kabul ettiği normal risk ve sapmalar çerçevesinde davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen ortaya çıkan istenmeyen sonuçlardan yasal olarak sorumlu olmayacağı belirtilmektedir. Hasta tıbbi uygulama sırasında ve sonrasında kusur olmadan da oluşabilecek istenmeyen sonuçları, komplikasyonları bilirse ve uygulamaya onay verirse tıbbi müdahale hukuka uygun olur. Hastada oluşan zararlı sonuç öngörülemiyor ve önlenemiyorsa veya öngörülebilse bile (hastanın yeterince aydınlatılmış, onayı alınmış olması ve uygulamada kusur olmaması şartı ile) önlenemiyorsa bu durumun komplikasyon olarak kabulü gerekmektedir.

Malpraktis Davası Nasıl Açılır?

Hekimin tıbbi müdahalesi sırasında standart, güncel uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavisini vermemesi nedeniyle hastaya zarar vermesi durumda, hekimin sorumluluğu gündeme gelecektir. Böyle bir durumla karşılaşan ve zarar gören hastanın zararının karşılanması için tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. Buna göre, hasta, zararın varlığını, hekimin kusurunu ve kusurla zarar arasında illiyet bağı olduğunu ispat ettiği takdirde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilecektir.
Bu hususta tıbbi hatanın özel hastanede mi yoksa kamu hastanesinde mi meydana geldiği büyük önem arz etmektedir. Eğer zarar özel hastane bünyesinde gerçekleşmişse dava özel mahkemelerde açılacaktır. Fakat tıbbi hata kamu hastanelerinde meydana gelmişse öncelikle idari başvuru yolu tüketilmeli ve akabinde idare mahkemelerinde ilgili idareye tam yargı davası açılmalıdır. Anlaşılacağı üzere bu davayı bizzat tedaviyi uygulayan doktor ya da sağlık personeline değil ilgili idareye karşı açmamız gerekir.
Anayasamızın 40. maddesine göre “Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” Yine 125. maddesine göre “ “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür”. Son olarak Anayasamızın 129. maddesinde “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.” denilmektedir.
Yukarıda bahsedildiği üzere eğer idare başvurucuyu haklı bulur ve tazminat ödemek zorunda kalırsa ödediği tazminat için kusuru olan doktora ya da sağlık görevlisine özel mahkemelerde rücu talebiyle dava açarak başvurabilecektir.

Tam Yargı Davasında Dava Açma Süresi

İYUK’un 13. maddesine göre “ İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir. Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.”

Malpraktis Avukatı – Tazminat Avukatı Neden Gereklidir?

Tıbbi hata nedeniyle zarar gören hatta yakınlarını kaybeden kişilerin dava yoluyla madd e manevi tazminat talebinde bulunabilmesi malpraktis avukatı ya da tazminat avukatı tarafından özenle yürütülmesi gereken bir durumdur. Hele de idare hukuku bakımından tazminat talebinde bulunulacaksa belli başlı sürelerin mevcut olması, dava yoluna başvurmadan önce idareye başvuru zorunluluğunun bulunması hukuki süreci kompleks hale getirmekte ve bir malpraktis avukatı ya da tazminat avukatının süreci yürütmesini gerektirmektedir. Malpraktis avukatı ile çalışılmaması durumunda davanın lehe sonuçlanmasına engel olabilmektedir.
Osmangazi tazminat avukatı- malpraktis avukatı davanın sonuna kadar dosyadaki tüm usulü işlemleri yerine getirerek dava sürecini takip edecektir. Dava sonunda aleyhe sonuç çıkması halinde de kanun yolu sürecini de yürütecektir. Osmangazi avukat ile çalışılmaması durumunda hukuki bilgiden yoksun olan tarafların neyi kaybettiğini bile bilmemesi tehlikesi ile karşı karşıya kalınmaktadır. Davaya yardımcı Ankara’da bulunan ve tüm Türkiye’ye hizmet veren sağlık hukuku büromuz ile sağlık hukuku alanında, malpraktis davalarında yüzlerce dava kazanmış, büyük tecrübeye sahip uzman osmangazi avukat kadromuz ile doktorlara karşı açılan tazminat davalarında sizlere hizmet vermekteyiz.
Bazen öyle durumlar olur ki, doktora karşı tazminat davası hem manevi hem de maddi tazminatla tatmin edilemeyecek vaziyetlere ulaşır. Yukarıda bahsettiğimiz husus, hekimin ağır kusuru ya da kastı olması hallerinde, hekime karşı ceza davası açarak, hapis cezasını müstelzim yargılamalara netice verir. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinden vücuda gelen muhakeme sürecinde de yine sağlık hukuku ceza avukatı Av. Cihad GÜNEL ile hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetlerini sunmaktayız.

Dava Masrafları Ne Kadardır?

İdareye Maddi Ve Manevi Tazminat Davası | ( Malpraktis ) Hatalı Tıbbi Uygulama Nedeniyle tazminat davalarında dava masrafları, istenen tazminat tutarına göre nispi/orantılı olarak belirlenmektedir. Buna göre 10.000,00TL’Lik bir tazminat isteğinde dava açılışı için takriben 600.00TL yetecektir.

Avukatlık Masrafları Ne Kadardır?

İdareye Maddi Ve Manevi Tazminat Davası | ( Malpraktis ) Hatalı Tıbbi Uygulama Nedeniyle tazminat davalarında vekalet ücretleri 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu ile bu kanuna uygun olarak her sene yenilenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenmektedir.
Bu durumda öncelik dosyanın durumuna, yapılan işlemlerin niteliğine uygun olarak hükmedilecek tazminatın %15 ile %25’i arasında bir tutarla anlaşmaları mümkündür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir